Akıcı Konuşmak İçin 5 Önemli Taktik

by • 31 Ocak 2011 • Beyin GücüComments (12)18086

Bir fikri, düşünceyi veya duyguyu ifade etmek kolay olabilir, fakat bunu güzel bir şekilde dile getirmek zordur. Dikkat edildiğinde etkili bir konuşmanın en belirgin özelliği karmaşık olmasından ziyade, çok doğal yani akıcı olmasıdır. Demek ki güzel ve etkili konuşmanın yolu, akıcı konuşmaktan geçer. Diliniz sürçmeden, tıkanmadan, takılmadan, konuşmak bir pratik işidir aslında. Aşağıda gösterilen yöntemler sayesinde akıcı konuşma kabiliyetinizi geliştirebilir ve insanlarla etkili bir şekilde iletişim kurabilirsiniz.

Yorumlamak

Akıcı konuşmayı geliştirmek için yorumlama egzersizi çok faydalıdır. Etrafınıza bakın, gördüğünüz herhangi bir kişiyi, cismi , olayı, olguyu ele alın ve onun hakkında sesli bir şekilde yorum yapmaya çalışın. Yorum yaptığınız obje ile başlayarak git gide onunla alakası olduğunu düşündüğünüz farklı konulara atlayabilirsiniz.

Mesela tavanda asılı duran lambayı ele alalım. Lambaya baktınız ve duraksamadan yorum yapmaya başladınız: “Lambaya bakınca insanın ışığa olan ihtiyacını görebiliyoruz. Işık olmadan insan hayatta kalamazdı. “Hayata gözlerini yummak” deyimi bile, ışıksız kalmanın ölümle ne kadar alakalı olduğunu gösteriyor. Sadece fiziksel anlamda değil, “ışık” kelimesi fikri ve manevi boyutta da insanın diriliğini vurgular. Dünyamızı aydınlatmak için lambaya ihtiyaç duyduğumuz gibi, zihnimizi aydınlatmak için bilgiye, kalbimizi aydınlatmak içinde sevgiye ihtiyaç duyarız…”

Tarif Etmek

Tarif etme egzersizi kısaca, bulunduğunuz ortam hakkında bilgi vermekten ibarettir. Bulunduğunuz yer neresi olursa olsun, onun hakkında duraksamadan konuşmak, neresinde nelerin ve nasıl olduğunu anlatmak akıcı konuşma kapasitenizi geliştirecektir. Bu egzersiz her yerde yapılabilir, hatta hayalinizdeki bir odayı, koridoru, bahçeyi, meydanı, adayı, gezegeni vs. bile tarif edebilirsiniz.

Mesela bu yazıyı yazarken bulunduğum ofisi tarif edeyim: “ofisim şehir merkezindeki mütevazı bir iş hanının dördüncü katında yerleşmektedir. İçeri girdiğinizde dikkatinizi çeken ilk şey, ofisin içindeki herhangi bir şey değil, dışarıda, büyük pencerenin hemen dibinde yükselmekte olan minarenin yakınlığıdır. Oturduğum yerin sağında, lepistes balıklarının neşeyle gezindiği gösterişli bir akvaryum vardır…”

Saçmalamak

Saçmalamaktan kasıt, dünyada hiç var olmayan bir dilde, saçmalamaca şivesiyle konuşmak, anında uydurduğunuz, doğaçlama bir dilde bir şeyler söylemekten ibaret egzersizdir. Var olmayan bir dil üretip konuşmak hayal gücünüzü zorluyorsa, var olan bir dili taklit etmek, sanki o dilde bir şeyler söylüyormuş gibi saçmalamak da mümkündür.

Mesela Japonca bilmememe rağmen, kendimi orta asırlarda yaşamakta olan bir samuray farz edip, içimdeki duyguları ifade etmek için saçmalamaya başlıyorum: “hata masanu parağan dunda, sunja mirata kontör. Hay bara karam osunda gafana. Sabara tanda guna mimi yazanda”

Okumak

Kitap okumanın kelime haznemizi geliştirdiği , zarif, akıcı ve etkili konuşma kabiliyetimizi geliştirdiği bir gerçektir. Kelimeleri sanatkarane kullanmak, bir akarsu gibi duru konuşmak için üzerinde durulması gereken en önemli mevzu kitap okumaktır.

Bilindiği gibi kitap okuyup kendini geliştiren kimse, ifade etmek istediği fikri , duyguyu , düşünceyi , zorlanmadan, takılmadan ve tıkanmadan söyleyebilir.  Descartes’in de belirttiği gibi: “İyi seçilmiş kitapları okumak , geçmiş yüzyılların seçkin zekalarıyla önceden düzenlenmiş bir konuşmaya katılmak gibidir.” Sürekli kitap okuyarak böyle konuşmalara katılan ve seçkin zekaların tecrübelerinden faydalanan kimsenin dili sürçer mi, siz karar verin.

Sohbet Etmek

Bir işi kavramak isteyen, o işin sadece teorisine odaklanırsa başarılı olamaz. Güzel ve akıcı konuşmanın yolu insanlarla sürekli konuşmaktan geçer. Okuduğunuz bir kitap, izlediğiniz bir film, duyduğunuz bir haber vs hakkında izlenimlerinizi etrafınızdakilerle seviyeli bir şekilde paylaşın. Aile fertlerinizle, arkadaşlarınızla, öğretmenlerinizle, tanıdıklarınızla sohbet edin, anlatın , tarif edin, yorumlayın, konuşun. İnsanlarla konuşmak, fikir beyan etmek kişinin de özgüvenini arttırır, böylece heyecana dayalı duraklamalar zamanla ortadan kalkar.

Sefer Jan

Pin It

12 Responses to Akıcı Konuşmak İçin 5 Önemli Taktik

  1. Volkan diyor ki:

    benim gibi hayal dünyası alabildiğine renkli ancak ifade özürlüler için gayet faydalı bir yazı…

  2. ertuğrul diyor ki:

    yazılanlarda haklısınız ama eksiklik şudur ki akıcı konuşmayı yani güzel ve düşünerek konuşmayı etkileyen en önemli faktör nörolojik faktördür. Eger beyniniz yeterince hızlı çalışıyorsa zaten duyduklarından bile güzel konuşmayı ortaya çıkarabilir. Bir çok kitap okumayan hatta ilkokul mezunu insan vardırki bir çok üniversite mezunundan iyi bir konusmacıdırlar . Bunlar istisnada degildirler çünkü kimin beyninin daha gelişmiş oldugu tamamiyle nörolojik ve genetik bir durumdur. Bu verdiginiz tavsiyeler gercekten iyi niyetle verilmiş ama tamamiyle işe yaramazdırlar çünkü siz tavsiye verirken kendi kapasitenize göre verdiniz yani dış dünyayla empati kurmadınız . Halbuki akıcı konusmak %99.999999999 oranında nörolojik ve genetik bir durumdur . Anlatmak istediğim şudur yani bu %99.999999999 gibi bir sayı aslında sizin dogdunuzdan sadece konusmaya baslamanıza kadar gecen süredeki sayıdır. Konuşmaya başladıgınızda bu %100 e tamamlanır ki akıcı ve güzel konuşma da bu %99.9999999999 un içindedir.

  3. Yüksel diyor ki:

    ertuğrul senin ne demek istediğini tam olarak anlamadım. ama anladığım kadarıyla akıcı ve etkileyici konuşmak insanın çalışmasıyla değil de yapısıyla alakalı bunu mu demek istedin.

  4. ertuğrul diyor ki:

    Eğer çalışması ile olsaydı çalışmayan herkes aynı kapasiteye sahip olurdu. Yani insan beyni kendisi için gerekli bilgileri zaten dış dünyadan alır ve onu yorumlar . Bunun için ayrıca çalışması onun bilgi dağarcıgı içindir . Bu bilgiler insanı teoriden pratiğe yönlendirir ve doğal olarak ta konuşma kapasiteleri gelişmiş olur. İnsanların yapması gereken ekstra konuşma pratiği degil ekstra bilgi ve deneyim kazanma olmalıdır. Yoksa senelerce bu pratikleri yaparsınız ama bambaşka bir insan gelir ve sizden hem daha tutkulu hem daha akıcı hem de daha bilgece konuşur.

  5. ayşe diyor ki:

    Öncelikle Ertuğrul arkadaşa biraz katılıyorum. İnsanın Türkçe’yi düzgün kullanması birazcık da genetik faktörlerle sınırlıdır. Ama geliştirilebilir diye düşünüyorum. Örneğin çok kitap okuyarak ve kelime hazinemizi geliştirerek bunu yapabiliriz. Karakter de burada devreye giriyor. Nice kitap okuyan insanlar da gördün ki o kadar da akıcı konuşamıyor. Yani genetik yapınız müsaitse geliştirilebilir bir durumdur akıcı konuşmak…

  6. semiramis diyor ki:

    ben konuştuğum zaman bazı kelimeleri yanlış söylüyorum acaba neden ? lütfen biri bana yardımcı olsun son 1 senedir böyleyim

  7. sempo diyor ki:

    Ertuğrul kardeş haklı, insanın beyin kapasitesi akıcı konuşmaya müsait değilse çok zordur o insan için akıcı konuşmak, mesela size bir örnek vereyim Mesut Yılmaz’ı hepimiz biliriz, nasıl konuştuğunu hatırlıyorsunuzdur herhalde baya bir duraklayarak konuşan birisi. Ayşe kardeş’te doğru söylüyor çok kitap okumakla bu iş çözülmez fakat şunları yapmak bir çözüm olabilir diye düşünmekteyim. Kitap okumak, günlük yazmak, yazı yazarak kendinle dertleşmek, kompozisyon yazmaya çalışmak, izlediğin bir filmi kendi kendine anlatma veya özet olarak yazmak, toplum içinde konuşmak ama bunu birdenbire 10 kişinin arasına girerek yapmamak gerekir. İlk önce kendinle beraber 3-5 kişilik grupta daha sonra kademe kademe artırarak yapmak.

  8. gökhan diyor ki:

    bence bir insan konuşmasını geliştirmek istiyorsa bu kurallara uymak onu çok geliştirebilir genetik faktörler bir yere kadardır dünyanın gelmiş geçmiş en iyi hatiplerinden bernard shaw şöyle söylemiştir. “Ben konuşmayı, buzda kaymayı ve bisiklet kullanmayı öğrenmeye çalışan bir çocuğun her düşüşünün, arkadaşlarının kendisiyle alay etmesine vesile olması gibi kendime güldüre güldüre öğrendim.”

  9. Hakan diyor ki:

    Gökhan burada verilmesi gereken mesajı vermişsin sana çok teşekkür ediyorum. İnsanın boyunun uzaması belli bir yüzde ile genektik belli bir yüzde ile spor ve beslenme ile alakalıdır. Konuşmakta böyledir kimse anasının karnından şair doğmuyor, hayat onları bir yoğuruyor mayalıyor ve böyle kişilikler oluşuyor. Şu an bu siteye akıcı konuşmak için girenler bazı yorumları okuduğunda genektikmiş ne yapalım deyip çıkıyorsa. Bunu o yorumu yaparken düşünmek lazım.
    Dünyaya geldiğimizde bildiğimiz bir şey vardır oda annemizin memesinden süt emmek”

  10. sümeyye diyor ki:

    Arkadaslar ben 19yaşındayım ailemlle yaşıyorum 8 yildır evde tek kalıyorum ablalarım evli içe kapanık birisiyim kendimi gelistirmek için araştırma yapıyorum hayatta isyan etmiyorum kesinlikle ama öyle bi an oluyo ki nefes alamıyorum ve konusagim kimsem yok yardım istiyorum ne yapabilirim

  11. selami diyor ki:

    Allah vergisi bazı yetenekleri kendini geliştirmiş kişilerle karıştırmayın. insanlar neye yönelmek isterlerse zaten beyin ona göre tüm gücünü ortaya koyar. evet doğru okul okumamış fakat çok güzel konuşabilen insanların geneli konuşmayı sevmekten dolayı çok güzel konuşuyorlardır. bide üstüne konuşmak için tüm normal gereksinimler yeterli oluyor. gerçekten konuşmayı seviyorsanız sizlerde hatip olabilirsiniz. recep tayyip Erdoğan konuşmayı sevdiği ve konuşunca dinlendiğini gördüğü için hiç susmuyor maşallah. genetik bir rahatsızlığınızın olması hariç her normal insan pratikler yaparak çok güzel konuşabilir ve kendini dinlettirebilir. önce sevdiğiniz insanlarla konuşmayı sevin göreceksiniz bu sizde bir cesaret doğurup konuşmalarınıza daha çok önem verecek beyni ona göre yönlendirecek. beyin hoşlandığı şeyleri sürekli yapmak ister hoşlanmadığı şeylerden kaçar. kısa devre gibi çalışır kolay ve kısa yoldan olanı seçer:) sadece biraz sabır ve çok sevgi birçok şeyin üstünden gelmenizi sağlayacaktır.

  12. Cenap diyor ki:

    aslında konuşma becerisini geliştirememiş bireylerin bilinç altında onları farklı şekilde yönlendiren baskın dürtüler hakimdir… ilkokul yıllarında derste sürekli öğretmeni tarafından tenkit edilen, korkutulan ve baskıya maruz kalan öğrenci, ilerleyen zamanda, özellikle yetişkin bir birey olduğunda kendini ifade ederken hep bu dürtülerin izlerini taşır ve başarısız olma kaygısı ile hatalar yapar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
Yorumlari Spamlardan ayirmak icin Resimdeki Kelimeyi Bos Alana yazin.
Anti-spam image