“Cariyenin Kızı Mihrimah – Demet Altınyeleklioğlu” Kitap Yorumum

by • 24 Kasım 2010 • Kitap DunyasiComments (11)522

mihrimahDaha önceden soluksuz okuduğum ve çok etkilendiğim, yorumunu da blogumda paylaştığım “Moskof Cariye- Hürrem”den sonra, Osmanlı hanedanının 2. kitabı olan “Cariyenin Kızı Mihrimah”ı  da tez elden edinip okudum.

Aynı etkiyi, coşkuyu tabiki bu kitabında da yakaladım. Hürrem, Demet Altınyeleklioğlu’nun yazarlığa ilk adımını attığı eseri, ilk eserinde böyle bir başarı yakalamış olması gerçekten inanılmaz. Üstelik tarihteki en zor karakterlerden birini yazarak! Kitapların yazılmasında tarihi kaynaklar,belgeler ve olaylar elbetteki çıkış noktası olarak kullanılmış, kurguya yön vermiştir ancak bu kitapları tarihi roman olarak sıfatlandırmak kısmen doğru olmaz. Yazarın kitabın girişinde de belirttiği gibi, karakterler birer tarihi fantezilerdir ve daha çok, baş karakter olan kadınları irdeler, onların iç dünyalarına yolculuğa çıkarır sizi.

Mihrimah; Tutkusunu Hürrem’den, Gücünü Süleyman’dan almıştır, masumiyeti ise esareti olacaktır.

Yaşamak için öldürmek zorunda kalmayı kabullenemeyen masum bir kalp ve çaresiz,telaşlı çırpınışları…Mihrimah’ı elle tutulur hiçbir özelliği olmayan bir adamla evlenmeye zorlayan korkunç sır, annesi Hürrem’le arasındaki anlaşmada gizliydi.

Denize aşıktı, denizden birine sevdalandı hayatının baharında. Ama çok sürmedi bu bahar, kayıp gitti ellerinden yaşanamamış sevdası. İhtişamlı bir hayatın içinde, eli kolu bağlı bir esirdi o.Korkunç sırrın kurbanıydı. Artık ne Barbaros Hayreddin Paşa’nın kadırgaları, ne de Mimar Sinan’ın onun için göğe astığı kubbeler güldürebilirdi kırgın prensesin yüzünü. Kalbinden geriye kalan koca boşluğu, adını tarihe kazıyarak dolduracak ve Hürrem-Mihrimah işbirliği, Cihan Devleti’nin kaderini değiştirecekti.                                                      mihrimah-camii

Üç kıtaya yayılan bir İmparatorluk

Sayısız entrikanın döndüğü bir saray

Güç ve tutkunun kızı bir güzel

Üç kalp ve bir aşk!

Kendinizi Mihrimah’ın gözlerindeki derin maviliğe bırakıp, kalbinde hapsetmeye hazır mısınız?

Pin It

11 Responses to “Cariyenin Kızı Mihrimah – Demet Altınyeleklioğlu” Kitap Yorumum

  1. Cefe diyor ki:

    Öncelikle eline sağlık yine okumayı ürkütecek kadar kalın bir kitabı daha devirip anlatımını paylaştın :) Ama aklıma takılan birşey oldu ki, Ahmet Ümit’in İstanbul Hatırası isimli kitabında Mihrümah Sultan ve Mimar Sinan üzerinde çok durmuştu , bu kitapta da yine o konuda bahsediyor mu ?

  2. Hande diyor ki:

    Evet tabiki, Ahmet Ümit – İstanbul Hatırası’nda ufak bir konu değinmesi yapmıştı, ancak bu kitabı okuyunca, bu aşkı çok daha derinlemesine anlıyorsun. nekadarı gerçek nekadarı kurgu bilmiyorum ama, Mimar Sinan Mihrimah’ı görüp aşık olduğunda evliydi ve Mihrimah kadar bir kızı bulunuyordu. Böyle bir aşka düştüğünü kendi kendine bile dile getiremiyordu,utanıyordu, aralarında 35 yaş fark vardı. İlk karşılaştıklarında Mihrimah ona, Sultan Süleyman’ın kızı olduğunu söylemiyor, gizliyor kendini. Mimar sinan yıllarca onu çarşı pazarda dolanarak hergün arıyor Dilruba adıyla. Aşkını anlatan ilk eseri, Yeniçeri ocağı avlusuna yaptığı Dilruba Çeşmesi’dir. El sanatıyla çeşmeyi, Mihrimah’ın omzundan aşağı dökülen sarı saçlarına benzeterek yapar. Bu da yetmez, çeşmelerden akan suyun hemen üzerine bir oyuntu yaparak, sesin yankılanmasını sağlar ve böylece akan su, bir kadın sesini çağrıştırır. Çeşme başında birgün 2. kez karşılaşıyorlar, Hürrem, Mimar Sinan’ın methini duyuyor ve saraya çağırıyor. 3. görüşü de orda oluyor, ama tabi padişahın kızı olduğunu anlıyor, umutları daha da yıkılıyor.

    Sonrası tam bir peri masalı gibi zaten, kitap sonunda Mihrimah ile Mimar Sinan’ı elele dizdize getirtsede çok acılar yaşanıyor…

  3. eslem diyor ki:

    moskof cariye hürrem ve cariyenin kızı mihrimah çok harika kitaplar ..moskof cariye hürrem çok küçük yaşta saraya giren hürrem ve süleymanın özdesi olması ardından tahtyarışı ve 4 şehzade ve 1 sultanın hayatlarını korumak için yaptığı entrikalar oğullarının öldürülmesi ama amacına ulaşmasını anlatırken ,cariyenin kızı mihrimah bilinmezliğin içinde olanları masum aşklarını anlatıyor ikiside harikalar okumanızı tavsiye ederim ….

  4. damla diyor ki:

    ben moskof cariye hürremi biliyorum ama cariyenin kızı mihramahı okumamıştım cok merak ediyorum

  5. yeşim diyor ki:

    kitabı dün bitirdim bayıldım harika bi kitap kalın olmasına aldanmayın cok akıcı 1 haftada bitiriceksiniz..

  6. özlem diyor ki:

    hürremide mihrbahıda okudum çok beğendim tarzı anlatımı ve olayları farklı mekanları öyle güzel bağlamış k okurken hayatla olan ilişkiniz kesilyor btirmeden rahat uyku olmuyor yeni kitaplarını dört gözle beklyorum

  7. buse diyor ki:

    Kitap ; Mihrimahın çektiği acıları, yaşayamadığı hayatını, sırılsıklam aşkını muhteşem şekilde anlatmış…Her akşam yatmadan önce bu kitapla 2 saatlik randevu hiçbir şeye değişilmez aslında. öyle sıcak, öyle hoş ki bitirdiğimde ağladım :( moralim bozukken okudum bu kitabı bazen , sonrasında tüm sıkıntılar gitti, yok oldu… Tarihte yaşamış gerçek muhteşem kraliçe Mihrimah’dır aslında… Güneş gibi parlak, ay ışığı gibi yanık onunkisi ….

    MİHRİMAH (Güneş Ve Ay)
    DERLER Kİ, Ay Güneş’e aşık olmuş, sırma saçlarına , gümüş rengi ışıltılarına , en ufak bir su birikintisinde binbir parçaya bölünen cilvelerine, renklerin bütün tonlarını bağrına basıp,cihana salıvermesine,sıcak baışlarına tutulmuş ve Bu sırma saçlının bir anlık cilvesini görebilmek için durup dinlenmeden onu kovalamaya başlamış…

  8. berrin diyor ki:

    ben önce “moskof cariye hürrem”i okudum(800 küsür sayfa)inanın bana tek üç günde okudum.insan bitirmeden elinden bırakamıyor.şimdide “moskof cariyenin kızı mihrimah”ı okuyorum dün başladım ve bu akşam 439. sayfadayım.gerçekten bu bir film ve ben tv karşısında seyrediyormuşum gibi okunuyor.hiç kitap okuyormuş gibi hissetmiyorsunuz kendinizi…anlatım süper,akıcılık muhteşem…biraz tarih,biraz hayal gücünün karışımından ortaya çıkmış muhteşem bir kurgu..bence o muhteşem kadınlar kadar muhteşem bir kitap,demet(altınyeleklioğlu)hanımefendiyi tebrik ediyorum.bu arada demet hanımın bu iki kitabının (ki bence devam kitabıdır bunlar) üçüncüsü ise “moskof cariyenin gelini nurbanu” kitabıda mevcut.benim için şimdi sırada o var.meşhur sarı selimin(abisi beyazide düşünülen,falkat o ölünce sarı selime kalan)karısı nurbanu…

  9. roxallanna diyor ki:

    ben bu kitabı okudum harikaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

  10. Nesrin diyor ki:

    Merhaba arkadaşlar.Uzun zamandır sizinle iletişime geçme ve kitaplar hakkında yorum yapma fırsatı bulamıyorum.Aslında okumuş olduğum 6-7 tane kitap var fakat onlar hakkında bilgi vermem biraz zaman alacak sanırım.Ama Demet Altınyeleklioğlunun kitapları hakkında nacizane fikrimi belirtmeden edemeyeceğim.

    Arkadaşlar; herkes kitabın ne kadar akıcı,ne kadar büyüleyici oluğunu söyleyip duruyor;evet doğrudur da. Fakat sizden ricam, bir yazarın mümkünse bütün kitaplarını bilinçli bir şekilde okuyup sonra değerlendirme yapmanızdır.Sadece “harika, çok sürükleyici..” vb. gibi cümleler yorum değildir. Ben yazarın bütün kitaplarını okudum ve son derece basit bir dil kullandığını düşünüyorum. Ayrıca mesela Mihrimah’ın 45 yıllık bir hayatından bahsetmesine rağmen 700 sayfalık kitabın 300 sayfası çocukluğu,300 sayfası da evlendikten sonra bulduğu aşkı(?) anlatmakta.Eee peki nerede bu kızın en önemli devresi? Annesinin,Mihrimah üzerinden yaptığı dış siyasetteki pazarlıklar,Mihrimahın yaptığı ajanlıklar ( haremdekini kast etmiyorum),ya da annesi öldükten sonra 8 sene babasını parmağında oynatma çabaları nerede? Bütün bunlar 100 sayfada anlatıldı da ben mi kaçırdım? Aynı kronoloji Hürrem- Nurbanu ve Safiye kitabında da var. Ben bu kitabı okurken çok sıkıldım ve diğer kitaplarda da hiç bir değişiklik olmadığını bilebile yinede okudum çünki hepsini okumadan bir yazarı eleştiremezsiniz.

    Yazar, Hürrem kitabında çok tutulduktan sonra kendini tekrar etmeye başlamış. Türk halkının seks’e olan merakını bildiği,ve cinsel birleşmeyi açıkça yazanların “büyük yazar” kabul edildiğini bildiğinden harem dairesi dışına çıkmamış ne yazık ki.Yalnız, bu moskof bayanların sarayburnundan denize attırdığı hamile cariyeler, yada süt yerine yılan zehiri yedirdikleri bebeklerde harem dairesinde idi,nedense yazar bunlardan bir ya da iki örnek sunmuş, üstelik onlarda ana-kızın isteği dışında gerçekleşmiş gibi anlatılmıştır.

    İlk paragrafımda “bilinçli bir şekilde” kitap okumanızı rica etmiştim. ( Şimdi çoğunuz o paragrafa baktınız ne yazık ki.) Kitabı okuyan bu kadar insan var ve hiç kimse yazarın kendisi ile çelişkiye düştüğünü fark etmemiş. Hürrem kitabında, mihrimahın rüstem ile evlenme meselesi padişaha açılınca Sultan Süleymanın “.. Ben ona güneşim,ayım desemde kızım güzel değil.Hele anası gibi sıcak ve cilveli hiç değil.” diye düşünür. Hürreminde “..Mihrimahın hiç de güzel olmadığının süleymanda farkında.” dediği yazmakta iken, ikinci kitapta mihrimah abartı derecede güzelliği,zekası ve cilvesi ile yüceltilmiştir. Bu ne yaman çelişki diye sormadan edemedim. Ayrıca Mihrimah-Sinan aşkı tamamen uydurmadır. Dizi moda olmadan çok önce tarihsel tartışma programlarını izleseydiniz ( programa sarhoş çıkanları değil ama ) Türkiyenin önemli tarih profösörlerinin bu kitabı çok büyük bir tarihsel çarpıtma olarak gördüğünü bilirdiniz.

    Bütün bu yazdıklarımdan sonra lütfen Osmanlıdan nefret ettiğimi falan düşünmeyin. Yazdıklarımın ideoloji ile hiç bir ilgisi yok. Ben sadece Demet hanımın ellerini tarih sayfalarından ya çekmesi ya da hakkı ile anlatması taraftarıyım.

    Herkese sevgiler.

  11. […] ilgim oldukça artmış durumda. Demet Altınyeleklioğlu’nun “Hürrem” ve “Mihrimah” adlı kitaplarıyla başlayan tarihi roman okuma sevdam, son günlerde yeni çıkanlar raflarında […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

*
Yorumlari Spamlardan ayirmak icin Resimdeki Kelimeyi Bos Alana yazin.
Anti-spam image